Ülkemiz Genel Kültür Konusunda Nerededir?

Ülkemiz Genel Kültür Konusunda Nerededir?

Kültür, bir coğrafyada yaşayan insan topluluklarının maddi ve manevi ortak hafızasından meydana gelir. Yaşantılar sonucunda edinilir ve tecrübe birikimine dayanır. Sosyal yaşantımızın tüm örüntülerinde kültürün izine rastlamak mümkündür. Yemek çeşitlerinden müzik tarzımıza, giyim şeklimizden düğüÜlkemiz Genel Kültür Konusunda Nerededir?n törenlerine kadar varan her türlü olay ve olgunun temelinde kültürün izleri vardır. Kültürün genelleşmesi yaşadığımız toplumun evrenselliğe entegre olma biçimidir. Öz kültür kaynaklarımız dışında tüm dünya eksenindeki paydalarımız genel kültürü oluşturur.

Genel kültür, dünyadaki sosyal, siyasal, ekonomik, toplumsal konuları, bilgi süreçlerini, felsefi, edebiyat anlayışlarını vs. kapsar.

Ülkemiz Genel Kültür Konusunda Nerededir?

Yaşadığımız çağ bilgi ve teknoloji çağıdır. Sınırların fiziki haritalardan ibaret olduğu bu çağda dünyadaki toplumsal gelişmeler tüm boyutları ile iç içe geçmiştir. Medya, internet, son teknoloji ulaşım araçları, matbaanın yaygınlaşması yeryüzünün iki uç noktasını birbirine bağlayan köprü işlevini görmektedir. Tüm bunlar bizleri var olduğumuz coğrafyanın dışına taşırmak ister.

Görmek, bilmek ve daha fazla şey öğrenmek günümüzde başarılı olmanın temel koşulları arasındadır. Ve bu bilgi dağarcığımızın sadece var olduğumuz coğrafyayı kapsaması yetmemektedir. Yaşadığımız ülkeyi, bölgeyi bilmek ve anlamak kadar, evreni de bilmek ve anlamak önemlidir. Bunun için kitap okumanın, eğitimde ilerlemenin, interneti doğru kullanmak elzemdir.

Ülkemiz genel kültür konusunda standartları aşma çabası içerisindedir. TÜİK verilerine göre kitap okumak Türk insanının ihtiyaç listesinde 235. sıradadır. İnternette ise amaç dışı kullanım oranı yüksektir. Ülkemiz medya kuruluşları genel kültür seviyesini arttırabilecek programları (belgesel, bilgi yarışmaları, gezi programları) yeterince desteklememektedir. Her 1000 kişiye 40 gazete düşen ülkemizde bu oran yeterli seviyede değildir.

Ülkemizde Genel Kültürü Arttırmak İçin Neler Yapmalıyız?

‘Çok gezen mi bilir yoksa çok okuyan mı?’ sorusu üzerine tartışma yapmayanımız yoktur. Okumak bir milletin bilgi dağarcığını, muhakeme kapasitesini genişlettiği gibi gezmek de görsel hafızayı canlı tutmakla birlikte bilgiyi somutlaştırır. Eğitimde ve ekonomide iyileştirmeler yapılarak vatandaşlarımızın bilgiye daha da çok vakit ayırması sağlanabilir.

Gelgit Olayını Açıklayın ?

Gelgit Olayını Açıklayın?

Gelgit nedir ?

Güneşin çekim gücü ile okyanuslardaki su seviyesinde meydana gelen yükselme ve alçalma gibi değişimlere verilen addır. Bu olayın diğer bir adı da med-cezir olayıdır. Ay Dünya’ya Güneş’ten daha yakın olması nedeni ile Ay’ın çekim gücü Dünya üzerinde daha fazla etkili olmaktadır. Ay’ın bu çekim özelliğine bakılarak suyun yükselmesi olayına gel, alçalması olayına ise git adı verilmektedir.

Gelgit olayının zamanlaması nasıldır ?

Bu olay iki defa suyun yükselmesi, iki defa da alçalması şeklinde gerçekleşmektedir. Bu olay her gün bir önceki günden elli dakika gecikme ile meydana gelmektedir. Bu gecikmenin nedeni ise Ay günü ile Güneş gününün arasındaki saat farkından ileri gelmektedir.

Gelgit olayının özellikleri

Gelgit Olayını Açıklayın?Gelgit nedeni ile deniz seviyesinde oluşan alçalma ve yükselme gibi değişikliklere gelgit genliği adını vermekteyiz. Okyanus ve denizlere baktığımızda gelgit olayı farklılık göstermektedir. Okyanuslarda 60 ila 80 cm arasında olurken denizlere baktığımızda bu seviye 20 metrelere kadar çıkmaktadır. Bu gelgit olayı sayesinde akarsuların getirmiş olduğu artık maddeleri açıklara doğru taşınır. Böylece nehirlerin ağızları temizlenmiş olur. Bunun sonucunda da haliçler oluşmaktadır. Bazıları o kadar büyük oluşum göstermiştir ki büyük gemilerin bile giriş yapabilmesine olanak sağlamaktadır. Dünya’da bulunan birçok önemli limanlar bu tür olayların oluşturduğu haliçler ile kıyıdan 100 kilometre daha içeride kurulmasına olanak sağlamıştır. Fakat ülkemizde bulunan haliç bu gelgit olayı sonucunda oluşmuş bir haliç değildir. Oluşum bakımından bunlardan farklılık göstermektedir. Ayrıca gelgitler büyüklük olarak farklılıklar göstermektedir. Ay ve Güneş aynı boylam üzerinde bulunduğu zaman büyük gelgit meydana gelir. Çünkü ikisinin etkisi üst üste eklenmektedir. Eğer dik gelirse birbirine bu sefer küçük gelgit oluşur.

Türkiye’de Araba Üretmek İçin Yapılan Çalışmalar Nelerdir?

Türkiye'de Araba Üretmek İçin Yapılan Çalışmalar Nelerdir?

ÜRETİM TEŞEBBÜSÜNÜN İLK YILLARI

Diğer bir adım ise 1954 yılında atılmış ve Tuzla jeep fabrikası kurulmuştur. Bu fabrikada askeri kamyonet ve cip yapımına başlanmıştır. Türkiye de araba üretmek için yapılan çalışmalar nelerdir?  İlk olarak 1929’da ABD markası olan Ford’un montaj hattı kurulmuştur. Fakat ülkede seyreden ekonomik kriz, bu teşebbüsü yarıda bırakmıştır. Diğer bir adım ise 1954 yılında atılmış ve Tuzla jeep fabrikası kurulmuştur. Bu fabrikada askeri kamyonet ve cip yapımına başlanmıştır. 1955 yılında ise kadrosu tamamen Türk olan bir araştırma şirketi kamyon montajı ve imalatına başlamıştır. 1959 yılında Otosan kurulmuş ve otomobil üretimiyle ilgili önemli bir adım atılmış oldu. 1967 yılındaysa hafif yüklü ticari araç üretimine geçilmiştir.

 İLK YERLİ TEŞEBBÜS ”DEVRİM”

1961 Yılında Türkiye de, Eskişehir devlet demir yolları fabrikasında tamamı Türk mühendisler tarafından tasarlanan ve dönemin devlet başkanının isteği üzerine ''DEVRİM'' adı verilen ilk yerli otomobil üretilmiştir.1961 Yılında Türkiye de, Eskişehir devlet demir yolları fabrikasında tamamı Türk mühendisler tarafından tasarlanan ve dönemin devlet başkanının isteği üzerine ”DEVRİM” adı verilen ilk yerli otomobil üretilmiştir. Ülkenin pek çok kesimi ”Türkler araba üretemez” derken tamamı Türk olan mühendisler 4 buçuk ay kadar kısa bir sürede ”Devrim” i ortaya çıkarmışlardır. Lakin gereken yatırım yapılmadığı için seri üretime geçilmemiştir. Türkiye’de araba üretmek için yapılan çalışmalar nelerdir?  60lı yılların ortalarına doğru ise ikinci yerli otomobil olan ”ZAFER” in üretimine başlanmıştır. Lakin Devrim de olduğu gibi Türkiye’nin otomobil üretmesinden rahatsız olan çevreler baskılarını daha da arttırarak 2.yerli otomobil olan ”Zafer” in üretimini de durdurmuşlardır. 1966 yılındaysa Otosan tarafından ”Anadol” isimli diğer bir yerli otomobil üretilmeye başlanmıştır. 1968 de Tofaş, 1971 de ise Murat 124 üretilmeye başlanmıştır. 1980 yılında Otosan’ın yaptığı ”Çağdaş” modeli Anadol’un yeni versiyonu olarak tasarlanmış ve Endüstri tasarım ödülü almıştır.

2016 yılında test sürüşleri yapılmaya başlayan, 100 km de 2 litre benzin yakan, elektrikli yerli otomobilin seri üretimi 2019 yılında başlayacaktır.2000’li YILLAR

2007 yılında kamyonet üretim ve montajına başlanmıştır. 2009 yılında ise ilk yerli cip, Türkar üretildi. 2010 yılında Fiat Doblo üretimine başlandı. 2015 te ise spor araba yapımına başlanmıştır. Ve son olarak Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü nün verdiği bilgilere göre, 2016 yılında test sürüşleri yapılmaya başlayan, 100 km de 2 litre benzin yakan, elektrikli yerli otomobilin seri üretimi 2019 yılında başlayacaktır.

Film Setleri Çalışanlarının Görevleri Nelerdir ?

Film Setleri Çalışanlarının Görevleri Nelerdir ?

Film setlerinin görünmez kahramanlarıdır Asistanlar. Görevleri nelerdir? Derseniz? Her türlü işi yaparlar. Yönetmene yardımcılık ederler, başrol oyuncularının her istediklerinin sağlanmasına yardımcı olurlar. Işık yönetmenin isteklerinin sağlanmasına yardım ederler, çekim aralarında yemek yerken yemek servisi yaparlar. Figürasyonun yönetiminden sorumludurlar, hangi sahnede hangi figüran kullanılacak, hangisi nerde duracak, ne giyecek, kadın mı erkek mi olacak, kaç kişi figüran olacak, hepsinin kararından ve bunların idaresinden sorumludurlar.

Film Setleri Çalışanlarının Görevleri Nelerdir ?

Bazı çekimlerde başrol oyuncuları çekime gelmeden önce, çekilecek sahnenin provasını da yaparlar. Başrol oyuncusu kamera önüne çıkmadan yapacağı hareketleri, yürüyeceği yolu, vereceği tepkileri kamera önünde hep asistan prova eder.

Çekim ortamı çok gürültülü ise ve yönetmen bundan şikâyetçi ise, sessizliği sağlamak gene asistanlara düşer.

Bu asistanlar setlerin tozunu yutarak ileride yönetmenlik gibi veya sette daha önemli işlere terfi etme gibi başarılar da gösterebilirler. Film setlerinde her sıkıntıyı çekerler ama “alaylı” olmak kavramının hakkını tam olarak verdikleri için ileride sektörde başarılı yerlere gelme şansları da olacaktır. Kendisine verilen işleri sıkılmadan yorulmadan bıkmadan yerine getiren asistan, aynı zamanda birçok alanda iş yaptığı için bir film setinde olması gereken, yapılması gereken her iş konusunda bilgi ve deneyim sahibi olacağından ileride bu gözlemlerini ve tecrübelerini kullanarak daha kalifiye ve üst seviye işler yapma becerilerini gösterebilir.

Asistanlık ilk duyulduğunda küçük bir işmiş gibi görülebilir ancak yeterli tecrübe sahibi olunduğunda bir film setini yönetebilecek bilgi ve deneyim sahibi olunabilir.

Bir filmin bitiminde, filmde görev yapanların isimleri yazarken kendi isimlerini sonlarda görmek ve bununla gurur duymak onlar için mesleğin ilk yıllarında yeterlidir. Ancak azimli bir asistan ilerleyen yıllarda bunu yeterli görmeyip hırsı ve azmi sayesinde hızla yükselebilir.

Hayvanlara Karşı Oluşan Korku İçgüdüsel Midir?

Hayvanlara Karşı Oluşan Korku İçgüdüsel Midir?

Bazıları köpeklerden, bazıları atlardan, bazılarıyla örümceklerden korkar. Bu korku oldukça yaygındır. Aklı başında kimse karşısında aç bir kurt durduğunda korkmayacağını iddia edemez! Ama bu korkunun temeli nedir? Bu korku, paleolitik dönemden beri insanlıkla olan; içgüdüsel bir korkudur. Henüz korumalı evlerimiz ve evcil hayvanlarımız yokken; ilk insanlar ağaç köklerinde, tepelerinde ya da mağaralarda yaşamaktaydı.

Evrimleşmemiş insan, henüz tarımın varlığından haberdar değildi ve beslenmek için ikili bir sistem geliştirdi: Avcılık ve toplayıcılık. Burada aslında sadece birinde hayvanlarla direkt iletişim halinde olduğumuz görünse de, Hayvanlara Karşı Oluşan Korku İçgüdüsel Midir?her iki yaşamda da hayvanlar çok büyük bir risk oluşturmaktaydı. Yırtıcı, keskin dişli, büyük pençeli ve kontrol edilemez hayvanlara karşı insanların tek korunma mekanizmaları bir taş ve mızrağımsı aletlerdi. Yani paleolitik dönemde, bir hayvanı size bakarken ve ağzı sulanırken gördüğünüzde tek yapabileceğiniz şey arkanıza bakmadan son hızla kaçmaktı! Ayrıca evinizde, yoğun bir günden sonra güzel bir uyku çekerken de tehlikedeydiniz; çünkü her an bir dağ aslanı sizi akşam yemeği yapabilirdi.

İnsanlar da, yem olmaktan kaçınmak için ağaç tepelerine taşındılar ve her gece bir yırtıcının onları fark etmemesini umdular. Yine yem olmamak için neolitik devrimi; daha bilenen adıyla tarım devrimini gerçekleştirdiler. Tarım devrimi sırasında şu anki evcil hayvanların çoğunu evcilleştirmeyi başarsalar bile; tehdit hala orada, ormanın içerisinde ya da düzlüklerin ortasında, onları yemek için bekliyordu.

Hayvanlara Karşı Oluşan Korku İçgüdüsel Midir?

Atalarımız, yüzyıllar boyunca vahşi hayvanlardan korunmak için yollar aradı; daha etkili silahlar icat etti. Bu korku, belleğimize -yeni çalışmaların gösterdiğine göre DNA’mıza- işledi. Zamanla hayvanlar bize değil, biz onlara tehdit olduk fakat bu bile onlara duyduğumuz içgüdüsel korkuyu silemedi. İşte bu yüzden; şu anda bize tehdit oluşturmayan hayvanlardan korkuyoruz.

İnsanlar Neden Spor Haberlerini İzlemektedir?

Ülkemizde Spor Haberleri İzlenim Oranı

Ülkemizde spor haberleri çok olduğu gibi spor kanalları da bir o kadar çoktur. Her gün genellikle en az 4 defa spor haberleri yayınlanır. Bu spor haberleri o kadar çok izlenir ki ülkemizin %80’i günlük spor haberi izler.

Spor Haberlerindeki İçerik 

Spor haberlerindeki içerik genellikle maç sonucu ve tahminidir. Yapılan tahminlerin %90’ının doğru olduğu söylenmez.

Spor Haberlerindeki Kişi Sayısı

Spor haberlerinde genellikle 2 kişinin genellikle tartıştığı netçe görülür.

 Spor Haberlerini Ünlü ve Reyting Rekortmeni Yapan Faktörler

Spor haberlerini ünlü yapan en ünlü faktörlerden birisi kesinlikle ünlü kişilerin konuk olmasıdır. Hatta bazıları konuk edecek ünlü biri kalmayınca sanatçı çağırdığı görülmüştür. Bir diğer faktör ise sosyal medyadan yorumların alınmasıdır. Böylece daha çok kişinin yorumunun alınması sağlanmıştır. Bazı insanlar kendi yorumlarının okunması için spor haberleri yapan kanalın sosyal medya hesaplarını takip eder. Böylece kanalın daha da çok tanınmasını sağlar.

Kişinin hevesle yaptığı yorumlar görülmediğinden okunmaması yapılan haksızlıklardan sadece bir tanesidir. Bir diğer faktör ise yapılan çekilişler ve yarışmalar. Bu sayede kişi kazanmak hevesi ile programı salisesine kadar izler. Genellikle verilen hediyeler ya ayakkabı ya da bir imzalı formadır. Bir diğer önemli faktör ise milli maçlardan sonra yapılan kesintisiz yayınlardır. Bu yayınlarda maç saniyesine kadar incelenir. Oyuncuların yaptıkları her hareket incelenir. Ve önümüzdeki milli maçların puan hesaplaması yapılır. Bu hesaplamalarda bin bir olay hesaplanır ve gruptan çıkıp çıkılmayacağı detaylı olarak hesaplanır.