Endüstri Tasarımcılığının Önemi Nedir?

Endüstri tasarımcılığı, ihtiyaçlar doğrultusunda her türlü ürün ve sistemi estetik ya da işlevsel olarak ele alarak yeni çözümler üreten yeni üretimleri tetikleyen bir meslektir. Endüstri tasarımcılığı yapanlar otomotiv, beyaz eşya, mobilyalar, elektrikli ev aletleri, iletişim teknolojileri, ev gereçleri, kişisel aksesuarlar, ambalaj, aydınlatma, kişisel bakım ürünleri, yiyecek ve giyecekler gibi neredeyse tüm alanlarda hizmet verebilirler.

Endüstri Tasarımcılığının Önemi Nedir?

Ülkemizde birçok üniversite bu alanda eğitim vermektedir. Mühendislik alanlarında tasarım eğitimleri mevcuttur. Birçok tasarım programı öğretilerek tasarımda herkesten yeni fikirler çıkması sağlanmıştır. Tasarım ne kadar çeşitli olursa o kadar fazla seçenek olur. Fazla seçenek kaliteyi arttırır. Talebi arttırır. Arz ve talep de ekonomi için önemli bir olgudur. Bu da tasarımın ekonomi üzerindeki etkisidir. Ekonominin gelişmesini sağlar bu da yeni tasarımların ortaya çıkmasına sebep olur.

Alışverişte insanı en çok cezbeden ambalaj tasarımıdır. İlk göze çarpan bu olduğu için üretici firmalar tasarıma büyük önem vermektedir. Sadece bu iş için bu alanda meslek gruplarının istihdam etmektedirler. Sadece tasarımcıların değil işçilerinin bile fikrine başvurmalı her türlü farklı görüşü değerlendirmelidir.

Tüketiciler bazen sadece tasarımı için ürünü satın almaktadırlar. İhtiyaçları ilk öncelikleri olsa da bazen ikinci planda kalmaktadır. Reklamcıların amacı bu alana yoğunlaşmaktır. Tasarım işte bu yüzden gelişen ekonomiyle beraber hızla gelişmektedir. Endüstri tasarımcılığının önemi nedir? Endüstri tasarımcılığının önemi bir ürünü tüketiciye en güzel şekilde pazarlamaktır. Dünyada ve ülkemizde bu alan hızla gelişmekte olan bir alan haline gelmiştir.

Endüstri tasarımı; estetik, işlevsel ve yaratıcı ürünler ortaya çıkararak alıcıları cezbetmeyi amaçlamaktadır. Bu yüzden üretici firmalar ar-ge ve tasarıma önem vermektedirler. Ar-ge; araştırma ve geliştirme olarak bilinir. Bu alanda tüketici için en uygun sistem ya da ürün tasarlanır. Piyasaya sürülür.

Üç Tane Dış Gezegen Bulunmadan Önce Çıkarılan Haritalar Yanlış Mıdır?

Astroloji de ki konu başlığımız üç tane dış gezegen bulunmadan önce çıkarılan haritalar yanlış mıdır? Aslında bu konu her ne kadar bakış açısına göre değişse de tabi ki bir sonuca varılabilir. Tartışmaya açık olan bu konu da bir cevaba ulaşacağız. Haritalar hem yanlış ama aynı zaman da doğrudur. Haritalar üç tane dış gezegen bulunmadan önce ki zamana göre doğrudur. Çünkü üç tane dış gezegen bulunmadan önceki konumlara göre yapılmıştır. Ama daha sonra üç tane dış gezegen bulununca haritalar bu konumlara uymamaktadır bu yüzden artık yanlıştır. Yanlıştan ziyade artık o konumlara uymamaktadır. O konumlar dışında haritalar doğrudur. Ama en doğru haritalar üç tane dış gezegen bulunduktan sonra tüm konumların için de bulunduğu haritalardır. Bu haritalar bize çokça katkı da bulunmuştur aynı zaman da araştırmalarımızı aydınlatmıştır.

 ÜÇ TANE DIŞ GEZEGEN BULUNMADAN ÖNCE ÇIKAN HARİTALAR YANLIŞ DÜŞÜNÜLMEKTEDİR

Şu an ki konuma göre haritalar tam konumları göstermez bu nedenle insanlar eski konumları incelemeden direk yanlış kanısına varırlar. Ama kısa bir araştırma sonucu onlar da bir zamanlar o haritaların bize ne kadar yardımcı olduklarını onlar da fark edecektir.

 ESKİ VE YENİ HARİTALARIN ÖNEMİ

Her ne kadar şu an ki konumlara göre haritalar yanlış olsa da üç tane dış gezegen bulunmadan önce ki zamana göre çok işlevseldiler. Şu an kiler de olduğu gibi o haritalar da fazlasıyla işe yarar bir haritaydılar. Bu nedenle her ne kadar yanlış diye düşünülse de önemlidir. Aynı zaman da bu eski haritalar astrolojiye oldukça katkı da bulunmuştur. Her yönden artısı olan bu haritalar bizim için çok önemlidir.

Endüstrisi Gelişmiş Ülkelerin Özellikleri

Endüstrisi Gelişmiş Ülkelerin Özellikleri

Endüstri, hammaddelerin veya yarı işlenmiş maddelerin makine vb. araçlar aracılığıyla mamul madde haline gelmesini sağlayan toplu üretimde bulunan faaliyet dalıdır. Endüstri 18. yüzyılın sonlarından itibaren ülkelerin gelişme merdivenlerindeki ilk basamağıdır. Çünkü sanayi devriminden itibaren gelişmiş ülkeler zenginliğinin büyük bir bölümüne bu şekilde sahip olmuştur.

Sanayinin gelişmesiyle dokuma tezgâhlarının, el işi üretiminin yerini makineler almış, hem daha az zamana hem de daha az paraya mal üretilmeye başlanmıştır. Üretilen malların ithalatla ve ihracatıyla yeni bir zenginlik süreci başlamıştır. 18. yüzyıldan itibaren süren endüstri ya da sanayi ülkelerin ekonomisini yönlendiren bir numaralı etken haline gelmiştir. Peki, endüstrisi gelişmiş ülkelerin özellikleri nelerdir?

Endüstrisi Gelişmiş Ülkelerin Özellikleri

 1- Sermayeleri fazladır

Tesislerin kurulumu, teçhizat alımı, işlenmemiş madde alımı, işçi ücretleri gibi birçok alanda sermayeye ihtiyaç duyulacağından bir ülkede endüstrinin gelişimi ile sermaye doğru orantılıdır.

 2-Ulaşım

Maddeyi işlemek kadar pazarlamak da önemli bir yer tutar. Pazarlayamadığın maddeyi işlemenin herhangi bir anlamı yoktur. Mamul maddenin iç ve dış pazarlara düzenli bir şekilde sevk edilmesi gerekir. Bu sevk işlemi için en çok demiryolu ve denizyolu ulaşım sistemleri kullanılmaktadır. Sanayisi gelişmiş bir ülke ulaşım yollarına, özellikle demiryolu ve denizyoluna önem vermektedir.

 3- İhracat ve İthalat

Endüstrisi gelişmiş ülkeler sanayi ürünlerinin ihracatını yaparken dış ülkelerden hammadde ithalatı yapar. İhracat ve ithalat artar.

 4-Tarımda çalışan nüfus azalmıştır

Köyden kente göç artarak şehirleşmenin artmasına neden olur. Köylerde tarımda çalışan nüfus azken, şehirlerde sanayide çalışan nüfus fazladır.

 5- İş gücü

İş gücü fazlalığı sonucu maliyet azalırken rekabet artmıştır. Bunun sonucunda endüstrisi gelişmiş ülkelerde nitelikli iş gücü önem kazanmıştır.

 6-Gelişmiş ülkedir

Bunun sonucunda işsizlik oranı düşük, kişi başına düşen milli gelir fazladır. Eğitim seviyesi yüksek, nüfus artışı azdır. Gelir dağılımında denge hâkimdir.

Dekorasyonda Uzman Yardımı Gerekli Midir?

Dekorasyonda Uzman Yardımı Gerekli Midir?

Dekorasyonda Uzman Yardımı Gerekli Midir?TARZINA GÖRE DEKORASYON!

Herkesin az çok dekorasyon hakkında bilgisi bulunuyor. Özellikle son dönemlerde gelişen sosyal medya ve dekorasyona dair bilgilerin verildiği geniş kitlelere hitap ede n sosyal medya hesapları, bu konuda hiç bir bilgisi olmayan kişilere bile önemli ipuçları, göz zevkine hitap eden fikirler, renklerin birbirine uyumu ve eşyaların enerjisi konusunda geniş kapsamlı bilgiler veriyor.

DEKORASYONDA UZMAN YARDIMI GEREKLİ MİDİR?

Amatör dekorasyon bilgisi olan kişiler için, özellikle ev – ofis dekorasyonlarında daha profesyonel görünmek, daha çekici veya renk uyumunun bir arada olduğu tarzı yaratabilmek veya yanlış parçalarla kombin yapamayıp boşuna harcama yapmamak adına profesyonel kişilerle çalışarak döneme ayak uydurmak mümkün.

Sadece göz zevki ve renklerden anlamak, bir evi veya ofisi birbirine uyumlu tüm parçaları bir araya getirip doğru yerlere yerleştirerek istenilen izlenimi vermek için maalesef yeterli olmuyor.

Dekorasyonda Uzman Yardımı Gerekli Midir? Bu nedenle bir iç mimardan yardım almak, tercih sebebi ve aynı zamanda lüks bir seçimdir. Dekore edilmek istenen yerin önemi ve arzulanan sonucun tatmin ediciliği ile doğru orantılı olarak bir uzmandan yardım alınmasında fayda bulunmakta…

NELERE DİKKAT ETMELİ?

Öncelikle parçaların birbirine uyumlu olmasına dikkat edilmeli, fakat her şeyden önce uygulanacak dekorasyonun hazırlık aşamasında neyin istendiği, nasıl bir izlenim verilmek istendiği, ne amaçla kullanılacağı gibi soruların cevaplarının verilmiş olması ve buna göre bütçelendirme yaparak parçaların seçilmesi gereklidir.

Duvarından kapısına, aydınlatmasından tavanına, mobilyalara, aksesuarlara, raflar ve dolaplara kadar her ayrıntının birbirine uyumlu olması, dekore edilen yeri geniş, ferah, iç açıcı göstermesine dikkat edilmelidir.

Planlı dekorasyon ve doğru tercihlerle herkesin içinde dekore edebilmek için gerekli ilham bulunmakta! Ekstra durumlar söz konusu olmadığı sürece iyi bir internet araştırması ile kendi kendimize evimizi veya ofisimizi dekore etmemiz mümkün!

Ülkemiz Genel Kültür Konusunda Nerededir?

Ülkemiz Genel Kültür Konusunda Nerededir?

Kültür, bir coğrafyada yaşayan insan topluluklarının maddi ve manevi ortak hafızasından meydana gelir. Yaşantılar sonucunda edinilir ve tecrübe birikimine dayanır. Sosyal yaşantımızın tüm örüntülerinde kültürün izine rastlamak mümkündür. Yemek çeşitlerinden müzik tarzımıza, giyim şeklimizden düğüÜlkemiz Genel Kültür Konusunda Nerededir?n törenlerine kadar varan her türlü olay ve olgunun temelinde kültürün izleri vardır. Kültürün genelleşmesi yaşadığımız toplumun evrenselliğe entegre olma biçimidir. Öz kültür kaynaklarımız dışında tüm dünya eksenindeki paydalarımız genel kültürü oluşturur.

Genel kültür, dünyadaki sosyal, siyasal, ekonomik, toplumsal konuları, bilgi süreçlerini, felsefi, edebiyat anlayışlarını vs. kapsar.

Ülkemiz Genel Kültür Konusunda Nerededir?

Yaşadığımız çağ bilgi ve teknoloji çağıdır. Sınırların fiziki haritalardan ibaret olduğu bu çağda dünyadaki toplumsal gelişmeler tüm boyutları ile iç içe geçmiştir. Medya, internet, son teknoloji ulaşım araçları, matbaanın yaygınlaşması yeryüzünün iki uç noktasını birbirine bağlayan köprü işlevini görmektedir. Tüm bunlar bizleri var olduğumuz coğrafyanın dışına taşırmak ister.

Görmek, bilmek ve daha fazla şey öğrenmek günümüzde başarılı olmanın temel koşulları arasındadır. Ve bu bilgi dağarcığımızın sadece var olduğumuz coğrafyayı kapsaması yetmemektedir. Yaşadığımız ülkeyi, bölgeyi bilmek ve anlamak kadar, evreni de bilmek ve anlamak önemlidir. Bunun için kitap okumanın, eğitimde ilerlemenin, interneti doğru kullanmak elzemdir.

Ülkemiz genel kültür konusunda standartları aşma çabası içerisindedir. TÜİK verilerine göre kitap okumak Türk insanının ihtiyaç listesinde 235. sıradadır. İnternette ise amaç dışı kullanım oranı yüksektir. Ülkemiz medya kuruluşları genel kültür seviyesini arttırabilecek programları (belgesel, bilgi yarışmaları, gezi programları) yeterince desteklememektedir. Her 1000 kişiye 40 gazete düşen ülkemizde bu oran yeterli seviyede değildir.

Ülkemizde Genel Kültürü Arttırmak İçin Neler Yapmalıyız?

‘Çok gezen mi bilir yoksa çok okuyan mı?’ sorusu üzerine tartışma yapmayanımız yoktur. Okumak bir milletin bilgi dağarcığını, muhakeme kapasitesini genişlettiği gibi gezmek de görsel hafızayı canlı tutmakla birlikte bilgiyi somutlaştırır. Eğitimde ve ekonomide iyileştirmeler yapılarak vatandaşlarımızın bilgiye daha da çok vakit ayırması sağlanabilir.

Gelgit Olayını Açıklayın ?

Gelgit Olayını Açıklayın?

Gelgit nedir ?

Güneşin çekim gücü ile okyanuslardaki su seviyesinde meydana gelen yükselme ve alçalma gibi değişimlere verilen addır. Bu olayın diğer bir adı da med-cezir olayıdır. Ay Dünya’ya Güneş’ten daha yakın olması nedeni ile Ay’ın çekim gücü Dünya üzerinde daha fazla etkili olmaktadır. Ay’ın bu çekim özelliğine bakılarak suyun yükselmesi olayına gel, alçalması olayına ise git adı verilmektedir.

Gelgit olayının zamanlaması nasıldır ?

Bu olay iki defa suyun yükselmesi, iki defa da alçalması şeklinde gerçekleşmektedir. Bu olay her gün bir önceki günden elli dakika gecikme ile meydana gelmektedir. Bu gecikmenin nedeni ise Ay günü ile Güneş gününün arasındaki saat farkından ileri gelmektedir.

Gelgit olayının özellikleri

Gelgit Olayını Açıklayın?Gelgit nedeni ile deniz seviyesinde oluşan alçalma ve yükselme gibi değişikliklere gelgit genliği adını vermekteyiz. Okyanus ve denizlere baktığımızda gelgit olayı farklılık göstermektedir. Okyanuslarda 60 ila 80 cm arasında olurken denizlere baktığımızda bu seviye 20 metrelere kadar çıkmaktadır. Bu gelgit olayı sayesinde akarsuların getirmiş olduğu artık maddeleri açıklara doğru taşınır. Böylece nehirlerin ağızları temizlenmiş olur. Bunun sonucunda da haliçler oluşmaktadır. Bazıları o kadar büyük oluşum göstermiştir ki büyük gemilerin bile giriş yapabilmesine olanak sağlamaktadır. Dünya’da bulunan birçok önemli limanlar bu tür olayların oluşturduğu haliçler ile kıyıdan 100 kilometre daha içeride kurulmasına olanak sağlamıştır. Fakat ülkemizde bulunan haliç bu gelgit olayı sonucunda oluşmuş bir haliç değildir. Oluşum bakımından bunlardan farklılık göstermektedir. Ayrıca gelgitler büyüklük olarak farklılıklar göstermektedir. Ay ve Güneş aynı boylam üzerinde bulunduğu zaman büyük gelgit meydana gelir. Çünkü ikisinin etkisi üst üste eklenmektedir. Eğer dik gelirse birbirine bu sefer küçük gelgit oluşur.