Film Setleri Çalışanlarının Görevleri Nelerdir ?

Film Setleri Çalışanlarının Görevleri Nelerdir ?

Film setlerinin görünmez kahramanlarıdır Asistanlar. Görevleri nelerdir? Derseniz? Her türlü işi yaparlar. Yönetmene yardımcılık ederler, başrol oyuncularının her istediklerinin sağlanmasına yardımcı olurlar. Işık yönetmenin isteklerinin sağlanmasına yardım ederler, çekim aralarında yemek yerken yemek servisi yaparlar. Figürasyonun yönetiminden sorumludurlar, hangi sahnede hangi figüran kullanılacak, hangisi nerde duracak, ne giyecek, kadın mı erkek mi olacak, kaç kişi figüran olacak, hepsinin kararından ve bunların idaresinden sorumludurlar.

Film Setleri Çalışanlarının Görevleri Nelerdir ?

Bazı çekimlerde başrol oyuncuları çekime gelmeden önce, çekilecek sahnenin provasını da yaparlar. Başrol oyuncusu kamera önüne çıkmadan yapacağı hareketleri, yürüyeceği yolu, vereceği tepkileri kamera önünde hep asistan prova eder.

Çekim ortamı çok gürültülü ise ve yönetmen bundan şikâyetçi ise, sessizliği sağlamak gene asistanlara düşer.

Bu asistanlar setlerin tozunu yutarak ileride yönetmenlik gibi veya sette daha önemli işlere terfi etme gibi başarılar da gösterebilirler. Film setlerinde her sıkıntıyı çekerler ama “alaylı” olmak kavramının hakkını tam olarak verdikleri için ileride sektörde başarılı yerlere gelme şansları da olacaktır. Kendisine verilen işleri sıkılmadan yorulmadan bıkmadan yerine getiren asistan, aynı zamanda birçok alanda iş yaptığı için bir film setinde olması gereken, yapılması gereken her iş konusunda bilgi ve deneyim sahibi olacağından ileride bu gözlemlerini ve tecrübelerini kullanarak daha kalifiye ve üst seviye işler yapma becerilerini gösterebilir.

Asistanlık ilk duyulduğunda küçük bir işmiş gibi görülebilir ancak yeterli tecrübe sahibi olunduğunda bir film setini yönetebilecek bilgi ve deneyim sahibi olunabilir.

Bir filmin bitiminde, filmde görev yapanların isimleri yazarken kendi isimlerini sonlarda görmek ve bununla gurur duymak onlar için mesleğin ilk yıllarında yeterlidir. Ancak azimli bir asistan ilerleyen yıllarda bunu yeterli görmeyip hırsı ve azmi sayesinde hızla yükselebilir.

Hayvanlara Karşı Oluşan Korku İçgüdüsel Midir?

Hayvanlara Karşı Oluşan Korku İçgüdüsel Midir?

Bazıları köpeklerden, bazıları atlardan, bazılarıyla örümceklerden korkar. Bu korku oldukça yaygındır. Aklı başında kimse karşısında aç bir kurt durduğunda korkmayacağını iddia edemez! Ama bu korkunun temeli nedir? Bu korku, paleolitik dönemden beri insanlıkla olan; içgüdüsel bir korkudur. Henüz korumalı evlerimiz ve evcil hayvanlarımız yokken; ilk insanlar ağaç köklerinde, tepelerinde ya da mağaralarda yaşamaktaydı.

Evrimleşmemiş insan, henüz tarımın varlığından haberdar değildi ve beslenmek için ikili bir sistem geliştirdi: Avcılık ve toplayıcılık. Burada aslında sadece birinde hayvanlarla direkt iletişim halinde olduğumuz görünse de, Hayvanlara Karşı Oluşan Korku İçgüdüsel Midir?her iki yaşamda da hayvanlar çok büyük bir risk oluşturmaktaydı. Yırtıcı, keskin dişli, büyük pençeli ve kontrol edilemez hayvanlara karşı insanların tek korunma mekanizmaları bir taş ve mızrağımsı aletlerdi. Yani paleolitik dönemde, bir hayvanı size bakarken ve ağzı sulanırken gördüğünüzde tek yapabileceğiniz şey arkanıza bakmadan son hızla kaçmaktı! Ayrıca evinizde, yoğun bir günden sonra güzel bir uyku çekerken de tehlikedeydiniz; çünkü her an bir dağ aslanı sizi akşam yemeği yapabilirdi.

İnsanlar da, yem olmaktan kaçınmak için ağaç tepelerine taşındılar ve her gece bir yırtıcının onları fark etmemesini umdular. Yine yem olmamak için neolitik devrimi; daha bilenen adıyla tarım devrimini gerçekleştirdiler. Tarım devrimi sırasında şu anki evcil hayvanların çoğunu evcilleştirmeyi başarsalar bile; tehdit hala orada, ormanın içerisinde ya da düzlüklerin ortasında, onları yemek için bekliyordu.

Hayvanlara Karşı Oluşan Korku İçgüdüsel Midir?

Atalarımız, yüzyıllar boyunca vahşi hayvanlardan korunmak için yollar aradı; daha etkili silahlar icat etti. Bu korku, belleğimize -yeni çalışmaların gösterdiğine göre DNA’mıza- işledi. Zamanla hayvanlar bize değil, biz onlara tehdit olduk fakat bu bile onlara duyduğumuz içgüdüsel korkuyu silemedi. İşte bu yüzden; şu anda bize tehdit oluşturmayan hayvanlardan korkuyoruz.